Prof. Dr. İlber Ortaylı, uzun süredir devam eden böbrek rahatsızlığı nedeniyle Şubat ayında hastaneye kaldırılmıştı. Cerrahi müdahale geçiren büyük tarihçi, 6 Mart’ta durumunun ağırlaşması üzerine yoğun bakıma alındı ve entübe edildi. 13 Mart 2026’da 78 yaşında, İstanbul’da hayata gözlerini yumdu.
Ortaylı ailesi yayımladığı mesajda, hocanın giderek karmaşıklaşan sağlık sorunlarına rağmen hayata duyduğu merakı ve insanlarla bir arada olma arzusunun son ana dek eksilmediğini vurguladı.
Tarihi herkesin diline düşüren adam
İlber Ortaylı, Türkiye’de akademik tarihçiliğin sınırlarını bir nesil önceden aşmış isimdi. Galatasaray Üniversitesi’ndeki öğrencilerinden televizyon ekranı başındaki milyonlara kadar her kesime ulaşabilen, bunu yaparken bilimsel titizliğinden tek adım geri atmayan nadir bir isim oldu. Osmanlı tarihi, modernleşme süreçleri ve Türk-Rus ilişkileri alanlarındaki akademik çalışmaları uluslararası arenada da yankı uyandırdı.
Keskin zekâsı ve cehaletle hiç uzlaşmayan tavrı, onu zaman zaman tartışmalı kıldı; ancak bu tutum, toplumun bilgiye ve tarihe olan ilgisini besleyen en önemli etkenlerden biri oldu. Bir röportajda sarf ettiği tek bir cümle, okuyucuyu ansiklopedilere koşturmaya yetiyordu. Bu, onu sıradan bir akademisyenden değil; gerçek anlamda bir düşünce önderi yapan şeydi.
Geride bıraktıkları
Ortaylı, ardında onlarca eser bıraktı. Başucu kitapları arasında yer alan İmparatorluğun En Uzun Yüzyılı, Türklerin Tarihi ve Bir Ömür Nasıl Yaşanır? gibi eserleri, Türk okuyucusunun tarihle kurduğu bağı dönüştürdü. Binlerce öğrenci yetiştiren Ortaylı’nın akademik mirası, gelecek nesil tarihçiler üzerinden yaşamaya devam edecek.
Siyasetçilerden sanatçılara, akademisyenlerden sıradan vatandaşlara kadar gelen taziye mesajları, Ortaylı’nın Türkiye’nin hangi kesimlerinde ne denli derin bir iz bıraktığını bir kez daha ortaya koydu. Ortak yas, onun toplumu birleştirme kapasitesinin son bir yansımasıydı.
Gücü yettiğince, bildiği gibi yaşadı
Akademik dünyada belki de ona en çok yakışan tanımlama şu olurdu: Bir tarihçi olarak yaşadığı gibi düşündü, düşündüğü gibi konuştu. Zamanın getirdiği yıpranmadan bağımsız olarak entelektüel dürüstlüğünden taviz vermedi. Bu tutum onu bazen yalnız bıraktı; ama aynı zamanda eşsiz kıldı.
Prof. Dr. İlber Ortaylı’nın cenaze töreni ile ilgili bilgiler ailesi tarafından ilerleyen saatlerde kamuoyuyla paylaşılacak. Mekânı cennet olsun.

