Gelişmeler üzerine Adana Kültür Varlıkları Koruma Bölge Kurulu, söz konusu 20 dönümlük araziyi Roma Nekropolü olarak değerlendirerek 1’inci Derece Arkeolojik Sit Alanı ilan etti.
Sondaj raporundan sit alanına uzanan süreç
Bölgedeki ilk tarihi buluntular 2002 yılında belediyenin yol açma çalışmaları sırasında tespit edilmişti. Ortaya çıkan lahitlerin ardından alana bitişik konumdaki yaklaşık 2,5 dönümlük parsel 2013 yılında bir iş insanı tarafından satın alındı. 2020 yılında 4 villa inşası amacıyla yapılan ruhsat başvurusu neticesinde gerçekleştirilen 13 sondajın raporunda, yapılaşmaya engel bir durum bulunmadığı belirtilmişti.
2022 ve 2023 yıllarında genişletilen yeni kurtarma kazılarında tespit edilen su kanalının villa izni verilen parsele yönelmesiyle çalışmalar ilgili alana kaydırıldı. 2024 yılı kazılarında aynı parselde 8 Roma mezarı, çok sayıda envanterlik eser ve mimari kalıntılar saptandı. Kurul, 12 Aralık 2025’te alanda izinsiz inşaat yapılmaması yönünde acil karar alırken, 25 Şubat 2026 tarihinde yapı izni verilen parselin tamamını koruma altına alarak süreci noktaladı.
Hititlerden günümüze uzanan tarihi miras
Soli Pompeipolis Antik Kenti tarih boyunca Hitit İmparatorluğu başta olmak üzere pek çok medeniyete ev sahipliği yaptı. Milattan önce 2. bin yılın ikinci yarısında Çukurova bölgesinde hüküm süren Hititlerden kalma eserler günümüze ulaşmayı başardı. Kazılarda bulunan milattan önce 13. yüzyıl Genç Tunç Çağı’na ait yakma küp mezar, antik kentte güçlü bir sınıfsal yapının varlığına işaret ediyor. İlgili eser şu an Mersin Arkeoloji Müzesi’nde sergileniyor.
Antik liman ve Aratos’un anıt mezarı gün yüzüne çıkıyor
Antik kentin sahil kesimindeki liman ve anıtsal mezar alanlarında arkeolojik çalışmalar çok yönlü olarak sürdürülüyor. Dokuz Eylül Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Remzi Yağcı başkanlığındaki ekip tarafından yürütülen kazılarda, Helenistik dönemin ünlü gök bilimcisi ve şairi Aratos’un anıtsal mezarının mimarisi açığa çıkarıldı. Restorasyon projesi hazırlanan anıt mezarın ön kısmında daha erken bir döneme ait Helenistik yapı kalıntıları saptandı.
Eş zamanlı olarak Mersin Üniversitesi Öğretim Görevlisi Doç. Dr. Deniz Kaplan idaresinde yürütülen kazılarda antik limanın mendirek kalıntıları gün yüzüne çıkarılıyor. Kamulaştırmaların tamamlanmasının ardından tüm alanın açık hava müzesi konseptiyle dev bir arkeoparka dönüştürülmesi hedefleniyor.

