Olay, dün saat 08.30 sıralarında meydana geldi. Merkezde HPV işlemleri için kullanılan odanın tavanının bir bölümü henüz bilinmeyen nedenle çöktü. Çökme anında odada sağlık hizmeti verilmediği ve içeride kimsenin bulunmadığı belirtildi. Yaralanan olmadığı öğrenildi.
Olay yerinde çekilen görüntüler hasarın boyutunu ortaya koydu. Asma tavanın bir bölümü yerinden koparak sarktı, kopan beton ve sıva parçaları hastaların muayene edildiği masanın üzerine yığıldı. Odanın zeminine irili ufaklı onlarca beton parçası dağıldı. Aynı odada lavabo, tıbbi atık kutusu, aşıların saklandığı soğuk zincir kabini ve muayene paravanı da bulunuyor.
Kopan beton avuç içinde dağıldı
Görüntülerde yerden alınan beton parçasının yakın çekimi dikkat çekti. Avuç içi büyüklüğündeki parçanın kırık yüzeyinde, betonun içinden geçen demirin bıraktığı paslanmış kahverengi iz açıkça seçiliyor.
Odanın duvarlarında yıllara yayılmış nem hasarının izleri de göze çarpıyor. Tavan köşesinde boru hattı boyunca yayılmış siyah küflenme, duvarlarda geniş rutubet lekeleri ve süpürgelik hizasında dökülmüş sıvalar görüntülere yansıdı.
Sağlık çalışanlarının uzun süredir yıpranmış ve fiziki açıdan sorunları bulunduğu öne sürülen binada hizmet vermeye devam ettiği iddia edildi. Yaşanan çökme, aile sağlığı merkezlerinde bina güvenliği ve çalışanların çalışma koşullarına ilişkin tartışmaları beraberinde getirdi.
Tavanın çökmesinin ardından durumun İlçe Sağlık Müdürlüğü’ne iletildiği belirtildi. İhbar sonrasında merkeze bir mühendisin geldiği ve binada inceleme yaptığı aktarıldı. İddiaya göre mühendis, elektriklerin kesilmesi gerektiğini belirttikten sonra merkezden ayrıldı. Sağlık çalışanları gün boyu merkezin dışında bekledi.
HEP-SEN: “Deprem dirençli kentler konuşulurken…”
Olayı kamuoyuna duyuran HEP-SEN Merkez Yönetim Kurulu Üyesi Yasin Aldemir, çökmenin yaşandığı odada çekim yaptı. Merkezin kamu sağlık hizmeti verilen faal bir birim olduğunu vurgulayan Aldemir, çürük demirlere, dökülen betonlara ve çöken tavana dikkat çekti. Betonlarda demir çürüklerinin izinin çıktığını belirten Aldemir, malzemenin tamamının deniz kumu olduğunu savundu.
Deprem dirençli kentlerin konuşulduğu bir dönemde sağlık çalışanlarının aile sağlığı merkezlerinde riske edildiğini ifade eden Aldemir, çökme anında odada bir çalışanın bulunması halinde sonucun çok daha ağır olabileceğini kaydetti. Aldemir’in paylaşımında, söz konusu merkez için ilçe sağlık müdürlüğünce aylık 40 bin lira kira ödendiği iddiasına yer verildi.
Binada sağlık hizmetinin ne zaman yeniden başlayacağı ve kapsamlı bir teknik inceleme yapılıp yapılmayacağına ilişkin henüz resmi açıklama yapılmadı.

